EN

Genel Müdür'ün Mesajı

Değerli Paydaşlarımız,

2016 yılının ikinci yarısında başlayan küresel ekonomik toparlanmanın 2017 yılında daha da güçlenmesiyle sadece gelişmekte olan ülkelerde değil gelişmiş ülkelerde de petrol ürünlerine olan talep artmıştır. Bu durum sektörel kârlılığı olumlu yönde etkilemiş; küresel yüksek kapasite kullanımından doğan arz artışına bağlı olarak bölgeler arasında artan ürün hareketliliği sektörümüzdeki rekabeti daha da artırmıştır.
 
2017 yılına 55 ABD doları/varil seviyesinde başlayan ham petrol fiyatı; yılın ilk döneminde, talep artışının zayıf kalmasının yanı sıra OPEC ülkelerinin kesinti anlaşmasına uyumlarının azalması, Libya ve Nijerya’dan gelen üretim artışı haberleri ve ABD’nin düzenli artan üretiminin etkisi ile Haziran ayı itibarıyla 44 ABD doları/varil seviyesine kadar gerilemiştir.
 
Yılın ikinci yarısında ise, OPEC üyesi ülkelerin kesinti anlaşmasına tam olarak uyumlarının yanı sıra Çin, Hindistan ve ABD’de talepte yaşanan toparlanmanın da desteğiyle fiyatlarda yukarı yönlü bir seyir izlenmeye başlamıştır. Körfez Bölgesi’nde artan jeopolitik gerginlikler ve kesinti anlaşmasının 2018 yılı sonuna kadar uzatılması kararı ile petrol fiyatları 2017 yılını %21,3 artışla 66,54 ABD doları/varil seviyesinden kapatmıştır.
 
2017 yılında yükselen rafineri üretimleri sonucu oluşan arz bolluğu, plansız duruş ve kazaların yanı sıra, ABD rafineri bölgesinde meydana gelen kasırgalara bağlı dönemsel arz kayıpları ile dengelenirken, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Batı Afrika ve Güney Amerika bölgelerinde devam eden ürün açıkları rafineri marjlarını desteklemiştir. Tüm bu etkileşimin sonucunda 2016 yılında 3,97 ABD doları/varil olan Akdeniz rafineri marjı, 1,37 ABD doları/varil artarak 2017 yılında 5,34 ABD doları/varil olmuştur.
 
Ülkemizde petrol ürünleri tüketimi artış trendi 2017 yılında da devam etmiştir. EPDK verilerine göre 2017 yılında ülkemizdeki motorin tüketimi %8,3 benzin tüketimi %3,1, toplam petrol ürünleri tüketimi ise %6,5 büyümüştür. Bu talep artışında; destek tedbirleri ve teşviklerin katkısıyla artan ve yıl sonunda %6,5-7 mertebesinde gerçekleşmesi beklenen ekonomik büyüme, devam eden altyapı yatırımları, istikrarlı büyümeyi sürdüren araç parkı, özellikle Mayıs ayı sonrasında turizm sektörünün canlanmasıyla birlikte yeniden büyümeye başlayan havayolu taşımacılığının sağladığı destek başlıca faktörler olarak sayılabilir.
 
Tüpraş olarak, operasyonel ve mali hedeflerimizin üzerinde sonuçlar elde ettiğimiz, paydaşlarımız ve ülkemiz için değer üretmede çıtayı daha yukarıya taşıdığımız 2017’yi bize duyulan güveni karşılayacak sonuçlarla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
 
Şirketimiz, 2017 yılında en uygun maliyetli şarj kompozisyonunu oluşturacak şekilde 25 değişik kaynaktan 27,7 milyon ton ham petrol tedariki sağlamıştır. Ayrıca Fuel Oil Dönüşüm Tesisi’nin katkısıyla tam kapasite kullanımına ulaşarak geçen yılın üzerinde üretim gerçekleştirmiştir.
 

Tüpraş olarak yatırımlarımızı sürdürülebilir yüksek performansın anahtarı olarak görmekteyiz. 2017 yılında rafinajda 183,8 milyon ABD doları ve denizyolu taşımacılığı iştirakimiz Ditaş kanalıyla 117,5 milyon ABD doları yatırım gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Bu yıl iki adet yeni Suezmaks tankerinin filomuza katılmasıyla, filo kapasitemiz iki katına çıkarak 621,8 bin DWT’a ulaşmıştır. Tüpraş’ın maliyetlerinde önemli paya sahip lojistik altyapısını denizyollarının yanı sıra büyük önem verdiğimiz demiryolu taşımacılığı ile de güçlendirmekteyiz. Toplam 549 vagon ve TCDD’den kiralanan 5 dizel lokomotifle Aralık ayı başında demiryolu taşımacılığına fiilen başlamış bulunmaktayız. Tamamı Tüpraş sermayesi ile kurulan Körfez Ulaştırma A.Ş. aracılığıyla, yıllık 2,5 milyon tona yakın akaryakıt taşımacılığı ile Türkiye’de toplam demiryolu taşımacılığının %10’luk kısmını gerçekleştirmeyi ve en büyük akaryakıt demiryolu taşımacısı olmayı hedefliyoruz.  En önemli enerji kaynağının verimlilik olduğu bilinciyle verimlilikte ilk çeyrekte yer alma hedefi doğrultusunda yatırımlarını hızla tamamlayan Tüpraş, hayata geçirilen 15 enerji tasarruf projesi ile enerji yoğunluğu endeks değerini 1,2 puan daha azaltarak 102,2’ye düşürürken CO2 emisyonunda da 46 bin ton azaltım sağlamıştır. 

Tüpraş, lojistik altyapı ve operasyonel mükemmelliğe yönelik yatırımların yanı sıra yurt içi ve yurt dışı alanlarda olası iş ve yatırım fırsatlarını da yakından takip etmektedir. Enerji sektöründeki dönüşüm ve değişimin gerektirdiği iş çeşitlendirme stratejisi oluşturulmuştur. Bu çerçevede rafinajı faaliyetlerimizin odağında tutmayı sürdürmekle birlikte, sektörel entegrasyona ve start up’lara yatırım yapmayı hedefliyoruz. Uluslararası alanlardaki görünürlüğümüzü ve ticari etkinliğimizi artıracak yeni bir oluşumu 2018 yılında faaliyete geçirmiş olacağız. Öte yandan rekabetçi seviyelere yaklaşan yenilenebilir enerji alanında ise öncelikle kendi rafinerilerimizin enerji ihtiyacını karşılarken karbon salınımını daha da azaltmayı öngörüyoruz.
 
Tüpraş; geleceğe dönük bakış açısı ile yeni ürün, hizmet, süreç ve iş modelleriyle değer yaratmak üzere, inovasyon stratejisini kurum içi girişimcilik ve açık inovasyon çalışmaları kapsamında belirlemiştir. İnovatif fikirlerin paylaşılabildiği Fikir Ünitesi portalı devreye alınmıştır ve kurum içi girişimcilik ekibi önceliklendirilen fikirler üzerinde çalışmalar yürütmektedir.
 
Bir diğer sürekli iyileştirme alanımız ise iş güvenliğidir. İnsanı ve iş güvenliğini merkeze koyan bakış açımızı, tüm süreçlerimizi gözden geçirmek suretiyle organizasyonumuzun her hücresine geçirmek için çabalarımız artarak devam etmektedir.
 
Küresel ölçekte hız kazanan dijital dönüşüm kişilerin hayatını değiştirirken, sanayideki iş yapış şekillerini de etkilemektedir. Biz de Türkiye’nin en büyük özel sektör şirketi olarak bu alandaki strateji ve uygulama adımlarımızı belirlemiş durumdayız. Tüpraş dijital stratejisini; süreç ve üretimi destekleyen, gerek iş emniyeti, gerekse siber güvenlikten taviz vermeyen teknolojileri içselleştirmek ana teması üzerinde kurgulamıştır. Bu kapsamda çalışanlarla ve paydaşlarla birlikte; Dijitalleşme, Endüstri 4.0 Uygulamalarında Data Analitiği ve Optimizasyon ile Üretim ve Saha Faaliyetlerini odak noktaları olarak seçerek bu alanlardaki çalışmalara yoğunlaştık.
 
Yürüttüğümüz tüm faaliyetlerdeki temel motivasyonumuz ülkemiz ve tüm paydaşlarımız için değer yaratmaktır. Tüpraş, hali hazırda BİST şirketleri içinde en yüksek kâr payını dağıtan şirketlerdendir. Yatırımcılarımıza en yüksek faydayı sağlamaya devam etmenin gururunu taşımaktayız.
 
Tüpraş bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrasında da ortakları, paydaşları ve Türkiye ekonomisi için en yüksek katma değeri üretmeyi hedefleyen çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir.
 
2017 yılı performansının üretilmesine katkıda bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma ve bizi yüreklendiren tüm paydaşlarımıza teşekkür ederim.
 
İbrahim Yelmenoğlu
Genel Müdür