cevre-yonetimi
Enerji Verimliliğini Artırmak
Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi
İş Dünyası Plastik Girişimine Katkı
Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Yapılan Çalışmalar
En önemli kaynağımız: Su ve Yönetimi
Biyoçeşitlilikte İş Birliği

Doğal Kaynakları koruyoruz

Kaynakların verimli kullanılmasını önemseyen Tüpraş’ta atık yönetimi geleneksel atık yönetimi bakış açısı yerine atığın hammadde olarak kullanıldığı döngüsel ekonomi ilkelerinin yanı sıra Şirket’in Çevre Yönetimi Politikası, Atık Politikası ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi gereklilikleri doğrultusunda yönetilmektedir. Doğal kaynak kullanımı yerine atıkların hammadde olarak kullanılabileceği alanları belirleyip endüstriyel simbiyoz anlayışı ile hareket edilmektedir.

Tüpraş, Sıfır Atık Yönetim sürecini en başından beri hassasiyetle takip ederek rafinerilerinde atıkların azaltılması, kaynağında ayrıştırılması ve atık yönetim bilincinin oluşması için Sıfır Atık Hareketi’ni başlatmıştır. Sıfır Atık sürecinin yol haritası Sıfır Atık Hareket ekibi tarafından oluşturulmuş olup yol haritasına uygun adımlar kararlılıkla atılmaktadır. Tüpraş’ın tüm rafinerileri ve Genel Müdürlük Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ne sahiptir.

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Nitelikli Belge kriterleri yayımlandığında Tüpraş Nitelikli Belge başvurusunda bulunacaktır. Diğer taraftan tüm operasyon ve faaliyetlerde “Sıfır Atık” bakış açısının yaygınlaşması için eğitimler ve optimizasyon çalışmalarına da devam edilmektedir.

Yaşam Döngüsü Analizi

Tüpraş, Koç Holding bünyesinde bulunan Ürün Yönetimi Çalışma Grubu’nda yer almaktadır.

Tüpraş’ta ürün yönetimine dair risk ve fırsat analizi tamamlanmış olup, gösterge ve hedefler belirlenme aşamasındadır. Önümüzdeki dönemde ürün yönetimi stratejisinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Tüpraş yıl içerisinde yaşam döngüsü düşüncesi ve analizi hakkında farkındalığı artırmak amacıyla eğitimler düzenlemiştir. Bu eğitimlerin ortak amacı, tüm proses ekiplerinin yaşam döngüsü düşüncesini benimsemesini sağlamak ve bu yaklaşımı yaygınlaştırmaktır.

Tüpraş’ın iç uygulamaları kapsamında, yatırım programına önerilen projeler için çevre görüşü zorunluluğu bulunmaktadır. Söz konusu görüşün tüm rafinerilerde eş bazda değerlendirilebilmesi amacıyla, yatırım programının önfizibilite ve fizibilite aşamalarında kullanılmak üzere kontrol kriterleri ve uyarılar dokümanları oluşturulmuş ve kullanıma açılmıştır. Böylece, yatırım programındaki projelerin yaşam döngüsü düşüncesi ile kaynak tüketimleri ve oluşturdukları çevresel yükler standardize bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Bu yaklaşım çevresel etkilerin yatırım kararlarında dikkate alınmasını sağlamaktadır.

Yaşam Döngüsü Analizi Kapsamındaki Çalışmalara
2024 yılı Entegre Raporumuzdan Ulaşabilirsiniz

2024 Yılı Entegre Raporu

Enerji Verimliliğini Artırmak

2050 Karbon Nötr Hedefimiz kapsamında operasyonlarımız açısından enerji verimliliği öncelikli konularımızdan biridir.

20202021202220232024
Enerji Verimliliği Sağlayan Proje Sayısı (#)3874597580
Enerji Verimliliği Sağlanan Yıllık İlave Tasarruf (TJ)1.1682.6931.9612.0851.821
Enerji Verimliliği Sağlanan Tasarruf (milyon ABD doları)513352919
Enerji Verimliliği Projeleriyle Sera Gazı Emisyonunda Sağlanan Düşüş (ton CO2e)65.986149.696108.461115.140141.581

Enerji verimliliği ve modernizasyon çalışmalarımız neticesinde enerji yoğunluğu endeks değerimiz ise 2024 yılında 92,3 puan gerçekleşmiştir.

Yıllara Göre EII Gelişimi
Graph

Her yıl enerji verimliliği ve tasarruf çalışmalarımız artırılarak üretimlerimizde daha verimli ve kârlı hale gelmek hedeflenmektedir.

Karbon nötr hedefimiz doğrultusunda yenilenebilir enerji yatırımlarımıza da hızla devam edilmekte, 2022 yılında 89,1 MW kapasite tahsisi alınmış ve saha kurulum çalışmaları devam etmektedir. Rafinerilerimizde mevcut yenilenebilir enerji kaynaklarından ise 2022 yılında 3.379 MWh üretim gerçekleşmiştir.

Atık Yönetimi ve Döngüsel Ekonomi

Kaynakların verimli kullanılmasını önemseyen Tüpraş’ta atık yönetimi geleneksel atık yönetimi bakış açısı yerine atığın hammadde olarak kullanıldığı döngüsel ekonomi ilkelerinin yanı sıra Şirket’in Çevre Yönetimi Politikası, Atık Politikası ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi gereklilikleri doğrultusunda yönetilmektedir. Doğal kaynak kullanımı yerine atıkların hammadde olarak kullanılabileceği alanları belirleyip endüstriyel simbiyoz anlayışı ile hareket edilmektedir.

Tüpraş, Sıfır Atık Yönetim sürecini en başından beri hassasiyetle takip ederek rafinerilerinde atıkların azaltılması, kaynağında ayrıştırılması ve atık yönetim bilincinin oluşması için Sıfır Atık Hareketi’ni başlatmıştır. Sıfır Atık sürecinin yol haritası Sıfır Atık Hareket ekibi tarafından oluşturulmuş olup yol haritasına uygun adımlar kararlılıkla atılmaktadır.

Tüpraş’ın tüm rafinerileri ve Genel Müdürlük Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ne sahiptir.

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Nitelikli Belge kriterleri yayımlandığında Tüpraş Nitelikli Belge başvurusunda bulunacaktır. Diğer taraftan tüm operasyon ve faaliyetlerde “Sıfır Atık” bakış açısının yaygınlaşması için eğitimler ve optimizasyon çalışmalarına da devam edilmektedir.

Gemilerden Atık Alınması ve Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında Tüpraş İzmir ve İzmit Rafinerilerinin gemilerden atık kabul lisansı bulunmaktadır.

Bu lisansla MARPOL 73/78 (Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesine Dair Uluslararası Sözleşme) kapsamına giren atıklar gemilerden alınarak yönetilmektedir. Marpol Sözleşmesi kapsamında Ek-I doğrultusunda gemilerden sintine, slop, slaç gibi hidrokarbon içerikli sıvı atıklar alındıktan sonra rafineride bulunan ilgili tanklarda dinlendirilerek faz ayrımı yapılmaktadır. Oluşan hidrokarbonun rafineri içerisinde geri kazanımı yapılmakta, atıksular da endüstriyel atıksu arıtma tesisinde arıtılmaktadır. Deşarj edilen arıtılmış atıksular, bu atıksuları da kapsamaktadır.

Tanklarda belirli periyotlarda yapılan temizliklerde tank dibinde oluşan çamurun lisanslı geri kazanım tesislerine bertarafa gönderimi yapılmaktadır. Marpol Ek-IV kapsamında da gemilerden evsel atıksular alınarak arıtma tesisinde arıtılarak deşarjı yapılmaktadır. Marpol Ek-V ve Ek-VI kapsamına giren atıklar gemilerden alındıktan sonra rafineri içerisinde bulunan tehlikeli atık geçici depolama sahalarında depolanmakta ve anlaşmalı lisanslı tesislere bertaraf/geri kazanım için gönderimi yapılmaktadır.

Atık Yönetimi

Tüm rafinerilerimiz ve Genel Müdürlük binamız Temel Seviye Sıfır Atık Belgesi’ne sahiptir.

Tüm operasyon ve faaliyetlerimizde “Sıfır Atık” bakış açısıyla çalışıyor, yaygınlaşması için eğitimler ve optimizasyon çalışmaları yürütüyoruz.

Katalizörlerin, aktif karbonların, refrakter atıklarının, kumlama kumu atıklarının, absorbanların, atık çamurun ve kullanılmış kostiğin geri kazanımı ve ikincil hammadde olarak değerlendirilmesi çalışmaları, ar-ge çalışmaları ile desteklenmekte ve yeni iş birlikleri kurulmaktadır.

Tüpraş Atık Yönetim Süreç Haritası

Tüpraş Atık Yönetim Süreç Haritası

Atık Geri Kazanım Oranı (%)

Atık Geri Kazanım Oranı

İş Dünyası Plastik Girişimine Katkı

İş Dünyası Plastik Girişimi’nin (İPG) bir üyesi olan Koç Holding, 2023 yılına kadar tek kullanımlık plastikleri sıfırlama taahhüdü vermiştir. Tüpraş’ta 2021 yılında başlatılan tek kullanımlık plastikleri azaltma girişimine 2024 yılında da devam edilmiştir. Bu kapsamda çalışanlardan kaynaklı tek kullanımlık plastik atık kullanımı 2024 yılında sıfırlanmıştır. Tüpraş, Atık Yönetimi süreçlerindeki çıktıları geri dönüşüm ve bertaraf değerleri şeklinde iki yaklaşımla raporlamaktadır.

Atık değerleri içerisine elektronik atıklar (e-atık) da dâhil edilmekte; Tüpraş Atık Yönetim Süreç Haritası'nda belirtildiği üzere bu atıkların azaltılması, geri kazanımı, yeniden kullanımı ve alternatif ürünlere dönüştürülmesi opsiyonlarının değerlendirilmesine yönelik girişimler yürütülmektedir. Tüpraş'ta faaliyetler kaynaklı oluşan atıkların büyük çoğunluğu direkt olarak atığın geri kazanımını ve farklı süreçlerde alternatif hammadde olarak değerlendirilmesini sağlayacak lisanslı tesislere gönderilmektedir. E-atıklar da geri kazanım tesislerine gönderilerek geri kazanımları sağlanmaktadır. Geriye kalan az miktardaki atık ise (toplam atığın ~%5'i) lisanslı atık toplama sahalarına bertaraf amaçlı gönderilerek işlenmesi sağlanmaktadır.

Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Yapılan Çalışmalar

Tüpraş’ta kaynakta azaltım ve kaynakta geri kazanım çalışmalarının yanında kurulan endüstriyel simbiyozlar sayesinde uluslararası ölçekte iyi uygulamalar arasına girecek çalışmalar hayata geçirilmiştir.

2024 yılında endüstriyel simbiyoz projeleri ve atıkların alternatif hammadde olarak kullanılması adına rafineri proses atıklarının döngüsel ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak mevcut uygulamaların devamlılığının sağlanması ve yeni projelerin hayata geçirilmesine odaklanılmıştır.

Katalizörlerin, aktif karbonların, refrakter atıklarının, kumlama kumu atıklarının, absorbanların, atık çamurun ve kullanılmış kostiğin geri kazanımı ve ikincil hammadde olarak değerlendirilmesi çalışmaları, Ar-Ge çalışmaları ile desteklenmekte ve yeni iş birlikleri kurulmaktadır. Türkiye’de geri kazanımı yapılamayan Co, Mo, Ni, W, Pt ve Re gibi değerli metalleri içeren kullanılmış katalizörlerin, düzenli depolama yöntemi ile bertaraf etmek yerine geri kazanıma gönderilmesi doğrultusunda tehlikeli atık ihracat izni alınmıştır. Böylece doğal kaynak tüketiminin azaltılmasına ve döngüsel ekonomiye katkı sağlanmıştır.

Endüstriyel simbiyoz süreçlerine ek olarak yeni simbiyoz süreçleri geliştirilmesi veya geri kazanım süreçleri için atık çamurun ve kullanılmış kostiğin geri kazanımı ve ikincil hammadde olarak değerlendirilmesi çalışmaları, Ar-Ge çalışmaları ile desteklenmekte ve yeni iş birlikleri kurulmaktadır. Rafinerilerde bulunan kompost makineleriyle yemek atıklarından kompost üretilerek rafineri yeşil alanlarında gübre olarak kullanımı sağlanmaktadır. Ayrıca İzmit ve İzmir Rafinerilerinde düzenli depolamaya giden evsel atıklardan biyogaz elde edilmesi için iş birlikleri geliştirilmiş ve uygulanmaktadır. Böylelikle evsel atıklar enerji üretilerek değerlendirilmektedir. Tüpraş’ta yapılan endüstriyel simbiyoz ve geri kazanım süreçlerinin katkısı ile 2024 yılı atık geri kazanım oranı hedeflenen değerin üzerine çıkarak %97 (Tüpraş konsolide) olarak gerçekleşmiştir. Atık geri kazanımı ve endüstriyel simbiyozlarla elde edilen kazanç ise 2024 yılında 115 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

En önemli kaynağımız: Su ve Yönetimi

Su kullanımının azaltılması, sürdürülebilir kullanımı ve biyolojik çeşitlilik yapısının korunması hedefliyoruz.

18,1milyon m3

Tüpraş 2022 yılı faaliyetlerinde 18,1 milyon m3 toplam ham su tüketimi gerçekleştirmiş,

0,72 m3/ton

işlenen ham petrol başına ham su kullanım oranı 0,72 m3 /ton olarak kaydedilmiştir.

15,7 m3

Aynı dönemde toplam su geri kazanımı 15,7 milyon m3 olmuştur.

Tüpraş ham su çekişinin, dolayısı ile doğal kaynak tüketiminin azaltılması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, biyolojik çeşitliliğin yapısının korunması ve ekonomik fayda sağlanması hedefleri doğrultusunda rafinerilerinde tüketilen suyun işlenen ham petrole oranını sürekli takip etmektedir.

Tüpraş çok sayıda su tasarrufu uygulaması gerçekleştirmektedir. Bu uygulamalar arasında rafineri ve kentsel atık su akımlarının Atık Su Geri Kazanım Ünitesi ile geri kazanılması, yoğunlaşan buhar akımlarının tekrar su kaynağı olarak kullanılması, ön arıtım ünitelerinde arıtılan proses atık sularının üretim ünitelerinde tekrar kullanılması ve soğutma kulesi su ihtiyacına yönelik optimizasyon ile rafinerilerde doğal kaynak tüketimini azaltmasını saymak mümkündür.

Su yönetiminde AB destekli örnek projeler

AquaSPICE

İzmit Rafinerimizde çeşitli atık suların geri kazanımına yönelik yenilikçi bir teknolojinin saha uygulamasını hedefliyoruz. 2023’te tamamlanması öngörülen proje, dijitalleşme hedeflerine de sahip.

CORALIS

Rafineri prosesleri ile nötralize edilip kirleticilerden arındırıldıktan sonra Atık Su Arıtma Ünitesi’ne beslenerek bertaraf edilen kirli kostiğin, herhangi bir işlemden geçmeden endüstriyel simbiyoz kapsamında doğrudan başka bir firmada tarafından kullanılabilirliğini sağlamayı hedefliyor.

Biyoçeşitlilikte İş Birliği

Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı 2024 Küresel Riskler Raporu’nda biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü önümüzdeki 10 yıllık dönemin en yüksek 4 riski arasında yer almaktadır. Yürütülen faaliyetler sonucunda biyoçeşitliliğin kaybı, kurumlar için tedarik zinciri kesintileri, artan operasyonel maliyetler ve itibar zararları gibi önemli riskleri beraberinde getirebilmektedir. Biyoçeşitliliğin korunarak iş süreçlerine entegrasyonu, çevresel yönetim açısından olduğu kadar kurumun uzun vadeli dayanıklılığı ve kârlılığı için de önemlidir. Operasyonel faaliyetler kaynaklı ham su çekişi yapılan yerler, deşarj noktaları, yenilenebilir enerji santrallerinin bulunduğu alanlardaki orman ve canlı ekosistemi gibi fauna ve floranın durumu Tüpraş için kritik önem arz etmektedir. Bu bağlamda Tüpraş, oluşturduğu Çevre Politikası içerisinde biyoçeşitliliğin geliştirilmesini desteklemeyi, nesli tükenmekte olan türler ve endemik türler başta olmak üzere tüm türleri ve doğal ekosistemleri arazi bozulmasını önleyecek şekilde korumaya odaklanmayı, biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri sürdürülebilir bir şekilde yönetmeyi ve azaltmayı taahhüt etmektedir.

2021 yılında BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi çerçevesinde Biyoçeşitlilik Rehberi’ni oluşturan Tüpraş, 2022’de bu konuyu izlemek üzere farklı disiplinlerden çalışanların katılımıyla bir ekip kurmuştur. Uluslararası örnekleri ve iyi uygulamaları inceleyen ekip, biyoçeşitliliğin Tüpraş’ın öncelik değerlendirmeleri içerisindeki yeri, biyoçeşitlilikle ilgili bir politika belirleme ihtiyacını ve yürütülmesi gereken projeleri ele almıştır. Tüpraş, biyoçeşitlilik çalışmalarını Sürdürülebilirlik Komitesi’nde değerlendirmekte ve takip etmektedir.

2023 yılında Tüpraş’ın biyoçeşitlilik değerlendirmesi, SBT-N Materiality Tool ve IBAT araçları kullanılarak yapılmıştır. SBT-N Tool, Encore tabanlı çalışan ve sektörlerin çevresel etkilerinin, biyoçeşitlilik önemliliğine ve varsa bu önemliliğin skoruna işaret eden bir araçtır. Bu araç sayesinde, bir sektörün, biyoçeşitliliğe konu olan faktörleri etkileyip etkilemediği ve etkiliyorsa bu etkinin büyüklüğü tespit edilmektedir.

IBAT, yerel veri sağlayıcılardan veri temin eden ve bunu global kullanıma açan bir araç olup, lokasyona özgü türleri ve bu türlerin habitatları konusunda sayısal veri sunmaktadır. Bu aracın çözünürlüğü 50 km olduğundan, tür ve habitatlar için yüksek sayılar görünmektedir. Bu sebeple rafinerilerin bulunduğu iller özelinde ulusal envanter aracı “Nuh’un Gemisi” ile bir çalışma da yapılmıştır. Tüpraş, ilerleyen dönem için envanter araçları geliştirerek, sektörel ve lokasyon bazlı değerlendirme yaklaşımı belirlemeyi ve azaltım planı oluşturmayı planlamaktadır.

Tek Yürek

Tüpraş 2024 içerisinde mevcut durumu ortaya koyabilecek ve ilk aksiyonların doğru şekilde konumlanmasını belirleyebilecek nitelikte bir baz çalışma için Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) geliştirdiği sektörel envanter aracı Biyoçeşitlilik Risk Filtresi’ni kullanarak değerlendirme yapmıştır. Fiziksel ve itibar ile ilgili riskleri değerlendiren bu araç Doğayla İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü’nün (TNFD) ve Doğa İçin Bilim Temelli Hedeflerin (SBTN) yaklaşımlarıyla da uyumludur.

WWF Biyoçeşitlilik Risk Filtresi aracında fiziksel ve itibar riskleri 8 kategori içerisinde, toplam 33 göstergede değerlendirilmekte; göstergeler alt kırılımda toplam 56 metrikle ilişkilendirilmektedir. Bu analiz aracında kuruluşların faaliyet ve yatırımları temelde üç soruya yanıt aramaktadır:

  • Faaliyetler/yatırımlar ekosisteme nasıl bağlıdır/biyolojik çeşitliliği nasıl etkilemektedir?
  • Operasyonlar/yatırımlar için hangi coğrafi bölgeler daha yüksek risk oluşturabilir?
  • Belirli ticari faaliyetler / yatırımlar hangi potansiyel biyoçeşitlilikle ilgili risklere maruz kalmaktadır.

Biyoçeşitlilik baz çalışmasının ilk sonuçlarına göre, Tüpraş’ın dört rafineri tesisi kara, deniz ve hava kirliliği metrikleri bağlamında yüksek risk mertebesinde ekosistem bölgelerinde konumlanmaktadır. İzmit Rafinerisi özelinde bu risk “çok yüksek risk” mertebesinde değerlendirilmiştir.

Ana biyoçeşitlilik alanı, ağaç örtüsü kaybı ile kara, tatlı su ve deniz kullanım değişikliği gibi risk metriklerinin de rafineri tesislerinin bulunduğu bölgelerde yüksek risk kategorisinde olduğu gözlemlenmiştir. Bu baz çalışma Tüpraş’ın biyoçeşitlilik ile ilgili risklerinin haritalandırmalarına destek sağlayarak yatırım değerlendirmelerine bir girdi sağlayabilecektir. Biyoçeşitlilik ile ilgili bundan sonraki süreçte alınacak aksiyonlar ile olası hedef ve taahhütlerin değerlendirilmesi Tüpraş’ın tüm bağlı ortaklıklarının katılımı ile yürütülecektir.

Ayrıca, Tüpraş'ta yeni yapılacak projelerde çevresel etki değerlendirme sürecinde biyoçeşitlilik etki değerlendirmesi de yapılarak Tarım ve Orman Bakanlığı'nın görüşü alınmaktadır. Bu değerlendirmelerde ulusal ve uluslararası sözleşmelere uyum taahhüt edilmekte ve uyulmaktadır. Rafinerilerimizin bulunduğu bölgelerde biyoçeşitlilik literatür çalışmaları dışında saha çalışmaları da flora ve fauna etkisinin değerlendirilmesi için yapılmaya başlanmıştır. Bu sürece ilaveten yeni projelerde ornitolog izlemeleri de yapılmaktadır.

IBAT Biyoçeşitlilik Envanter Tablosu

IBAT Biyoçeşitlilik Envanter Tablosu